Karasu Hava Durumu

Hükümet baskısı olarak değerlendirmek spekülasyon

Ekonomi | ibrahim | 14 Temmuz 2006, Cuma | 2669 Okunma | 2.5 (2) Puan

AK Parti Sakarya Milletvekilleri Erol Aslan Cebeci, Fiskobirlik'in bankalardan kredi alamamasının hükümet baskısı olarak değerlendirilmesinin gerçeği yansıtmayan bir iddia olduğunu kaydetti. Cebeci, bu iddianın spekülasyondan başka bir şey olmadığını belirtti.

Hükümet baskısı olarak değerlendirmek spekülasyon

AK Parti Sakarya Milletvekilleri Erol Aslan Cebeci, Ayhan Sefer Üstün, Hasan Ali Çelik ve Recep Yıldırım, partilerinin il başkanlığı tarafından düzenlenen yıllık hizmet durumu değerlendirme toplantısına katıldılar.

Toplantıda gazeteciler tarafından 'fındık üreticilerinin Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'nden (Fiskobirlik) paralarını alamaması ve Fiskobirlik'in bundan doğan borçlarını ödemesi için bankalardan kredi alamadığının' hatırlatılması üzerine Erol Aslan Cebeci, Fiskobirlik yönetiminin sorumlu yönetici işlevini gerektiği gibi yerine getiremediğini ve aldığı kararlarda yanlışlık yaptığını söyledi.

Fiskobirlik'in bankalardan kredi alamamasının hükümet baskısı olarak değerlendirilmesinin gerçeği yansıtmayan bir iddia olduğunu kaydeden Cebeci, bu iddianın spekülasyondan başka bir şey olmadığını vurguladı. Fiskobirlik'in durumu nedeniyle hükümetin sorumlu gösterildiğini, diğer iddiaların da samimiyetsiz ve asılsız olduğunu ifade eden Cebeci, şöyle konuştu

''(Fiskobirlik hükümet nedeniyle kredi alamıyor) demek, samimi bir yaklaşım olmaz. Eğer Türkiye'de bankaların yüzde 100'ünü devlet kontrol etseydi bu iddia biraz geçerli olabilirdi. Ya da Türkiye'deki bankaların hepsini devlet oluştursaydı, hükümet bu bankalara (Fiskobirlik'e yaklaşmayın) deseydi bu geçerli olurdu. Türkiye'de Koç Bank var, Yapı Kredi var. Türkiye'de 40'ı aşkın yerli özerk banka var. Sorun bakalım, bankacılar ellerindeki parayı satmak için nasıl da işyerlerini ziyaret ediyorlar. Tüm bankalar 'hükümetin şiddettinden korkuyor' diyelim. Ama yabancı bankalar da var. Citibank var, Fortis var.

Bankalar çok vahşi bir ortamda mücadele ediyor. Yarım faiz puanı fazla verene parasını satıyor. Fiskobirlik'in istediği asıl şey şu, 'Ben eski bildiğim gibi bu işleri yapayım. Canım istediği gibi fındığı alayım. Aldığım fındığı satmak gibi bir çabanın içinde olmamayım. İstediğim yere Fiskomar açayım, otel yapayım. Oteli işletemeyip kiraya vermeye uğraşayım. Canımın istediğini yapayım. Nasıl olsa 8 milyon fındık üreticisi var. Bunlar da hükümetin üzerine yeterince siyasi baskı oluştururlar. Benim yaptığım hataları ve eksik yaptığım şeyleri de geriye kalan 73 milyon insana paylaştırılacağı için hükümette bunu sübvanse eder.' Birlikteki bu anlayışı yenmemiz gerekiyor.''

Sancılı bir geçiş dönemi yaşandığını ve bunun sorumlusunun devlet olmadığını belirten Cebeci, bunun başka piyasalardasıkıntı olmadan gerçekleştirildiğini kaydetti. Birlikteki delege sisteminin değişmesi gerektiğini ve asıl sorunun bu nedenle ortaya çıktığını savunan Cebeci, açıklamasına şöyle devam etti: ''Bu konuda yerleşmiş ve uzun yıllardır hükümranlık süren bir grubun, 'Ben bunu böyle yaparım. Karşımda da hiçbir hükümet bana direnemez' mantığı yıkılacak. Bunun siyasi maliyeti olacaktır elbet. Ama öbür şantaja boyun eğmenin siyasi maliyeti olur mu? Elbette aynaya bakamazsınız. Devlet, Fiskobirlik ya da fındık üreticisinin karşısında değil. Unutulmaması gereken şey, fındık üreticisi fındığını devlete vermedi, Fiskobirlik'e verdi. Fiskobirlik'e verilen fındık, toplam fındık üreticisinin fındığının sadece yüzde 10'u. Yani Fiskobirlik 8 milyon fındık üreticinin 800 biniyle muhatap. Geri kalanı da tüccarla.''

Fiskobirlik'in elinde 50 bin ton fındık bulunduğunu, bunun 3 ay önce elden çıkartılması halinde 200 milyon YTL para tutacağını hatırlatan Cebeci, bununla bütün borçların ödendiği gibi 50-70 milyon TL de geride para kalabileceğini savundu.

Fiskobirlik'in fındık fiyatının artacağı gerekçesiyle spikülasyon yaptığını ileri süren Cebeci, ''Malasef şu anda yeni rekolte açıklandı ve fındığın fiyatı aşağıya geldi. Fiskobirlik de şimdi 'ben sıkıştım' diyor. Devlet Fiskobirlik'in istediğini yapsa, ya borçlanıp ödeyecek, ya da topladığı vergilerden ödeyecek. Hükümet burada bir karar verdi. Bu alışkanlığı kıracağız. Çünkü bu böyle devam ettiği sürece Fiskobirlik bir dahaki yıl da aynısını yapacak. Herkes bize bunun bir siyasi maliyetinin olduğunu hatırlatıyor. Elbette ki var. Ama halkımız bunları bilsin. Onların yaptığının siyasi maliyeti yokmuş gibi davranılmasın'' diye konuştu.

Recep Yıldırım ise genel seçimler öncesi Sakaryalı vatandaşlara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen sözlerin yerine getirildiğini kaydetti. Özellikle Adapazarı Şeker Fabrikası'nın yeniden üretime geçmesi konusunda bir çok aşama kaydettiklerini hatırlatan Yıldırım, ''Fabrikanın borçlarını silip, fabrikayı asıl sahipleri olan çiftçilere verdik. Çok yakın bir zamanda üretime başlanıyor. Her şey ortada. Bizlere söz tutmadığımız söylendiği zaman gidip o fabrikaya baksınlar'' dedi.


[ Yazıcı Sayfası ]

Puanlama
Lütfen bu haberi değerlendiriniz...
Beğenmedim   1  |  2  |  3  |  4  |  5   Beğendim
Yorumlar
 Bu girdiye toplam (1) yorum yapılmıştır.
Kendi yorumunuzu ekleyin. Utanılacak birşey yok.  

Ynt : Hükümet baskısı olarak değerlendirmek spekülasyon

[Ziyaretçi] yavuz altug | | ID : 60 | Yanıt yaz
sayın milletvekilim her halde ANKARA dan gelmiyor. devlet kayısının ve çayın taban fiyatını açıkladı.neden fındığınkini açıklamıyor.vekilim birde siz FKB kefil olsanız belki bankalar kredi verir her halde .bi form doldursanız 8 milyon üreticiye kefil olun. bir de milletvekilim o koltuğa yapıştığınızı sanmayın, bizler ,oraya koyduk çalışan kalır çalışmayan vekilim gider. biz hancıyız sayın üreticiler onlar yolcu saygılarımla. yg
Yorumunu ekle
İsim *:
E-posta *:
Web sitesi :
Başlık *:
Yorum *:
  Yorumunuz en fazla 500 karakter uzunluğunda olabilir.
İzin verilen HTML imleri
<a> <p> <b> <u> <i> <strong> <ul> <ol> <li>
 
  * ile işaretli alanların doldurulması zorunludur.

powered by proGEDIA